Anasayfa/ Blog/ Tanı Koymak Bu Kadar Kolay Mı? Sosyal Medyada Psikolojik Etiketlerin Yükselişi

Tanı Koymak Bu Kadar Kolay Mı? Sosyal Medyada Psikolojik Etiketlerin Yükselişi

Blog
Tanı Koymak Bu Kadar Kolay Mı? Sosyal Medyada Psikolojik Etiketlerin Yükselişi

Son yıllarda psikolojiye ilişkin kavramlar yalnızca uzmanların kullandığı terimler olmaktan çıktı. Sosyal medya platformları, podcastler, videolar ve kişisel gelişim içerikleri sayesinde psikolojik kavramlar günlük yaşamın bir parçası haline geldi.

Bugün birçok insan ilişkilerini değerlendirirken ya da yaşadığı sorunları anlatırken "narsist", "borderline", "travmatik", "toksik" gibi kavramları kullanıyor.

Bu durum bir yandan psikolojik farkındalığın artmasına katkı sağlarken, diğer yandan bazı önemli riskleri de beraberinde getiriyor.

Prof. Dr. Kemal Sayar'ın bu konudaki dikkat çekici değerlendirmesi şu şekilde:

Tanı koymak bu kadar kolay mı?

Terapi dili sosyal medyanın etkisiyle yaygınlaşıyor, insanlar arkadaşlarına veya aile bireylerine tanı koyuyor. Narsist, borderline, toksik sözcükleri havada uçuşuyor. Halbuki dil genişledikçe derinlik kaybolabilir. Terapi dili kamusallaştıkça bir yandan psikolojik farkındalık artabilir (olumlu) ancak beri yandan etiketleme, kendini masumlaştırırken ötekini patolojikleştirme eğilimi güçlenir (sorunlu)

Acının hızla adlandırılması, bazen onunla gerçekten yüzleşmenin önüne geçer.

Terapi dili, sadece anlamayı artırdığı ölçüde faydalı. Bu dille konuşmak muhatabımla anlaşmamı, onu ve kendimi daha iyi anlamamı sağlıyor mu? İlişkiyi dondurduğu, sorumluluğu tek tarafa yıktığı ve çatışmayı tıbbi bir teşhise indirgediği ölçüde ise zararlı bir dil bu.

Psikolojik kavramlar, doğruluk arayışına hizmet etmediğinde, yalnızca daha karmaşık bir suskunluk üretir.

— Prof. Dr. Kemal Sayar

Sosyal Medyada Herkes Birbirine Tanı Koyuyor

Günümüzde psikolojik kavramların yaygınlaşması önemli bir gelişme olarak görülebilir. İnsanların ruh sağlığına ilişkin konuları konuşabilmesi, yardım arama davranışını artırabilir ve psikolojik süreçlere yönelik farkındalık oluşturabilir.

Ancak psikolojik kavramların gündelik ilişkilerde tanı koyma aracına dönüşmesi bazı sorunlar yaratmaktadır.

Örneğin;

  • Eski partner "narsist",

  • Eleştiren kişi "toksik",

  • Duygusal tepkiler gösteren kişi "borderline"

olarak etiketlenebilmektedir.

Oysa ruh sağlığı alanında kullanılan tanılar, yalnızca belirli ölçütlerin değerlendirilmesi sonucunda uzmanlar tarafından konulabilir.

Psikolojik Etiketler İlişkileri Açıklıyor mu, Donduruyor mu?

Bir ilişkiyi anlamaya çalışmak ile ilişkiye tanı koymak aynı şey değildir.

Bazen insanlar yaşadıkları hayal kırıklığını anlamlandırmak için psikolojik kavramlara başvurur. Ancak bu kavramlar açıklama aracı olmaktan çıkıp etiket haline geldiğinde, karşı tarafı anlamaya yönelik çaba azalabilir.

Bu durumda ilişki dinamikleri yerine kişiler konuşulmaya başlanır.

Sorular değişir:

  • "Bu ilişkide neler oldu?" yerine

  • "O zaten narsistti."

  • "Bu çatışmanın içinde benim payım ne?" yerine

  • "Sorun tamamen onda."

Bu yaklaşım, karmaşık insan ilişkilerini tek bir kavrama indirgeme riski taşır.

Psikolojik Farkındalık ile Psikolojik Etiketleme Arasındaki İnce Çizgi

Psikolojik farkındalık bireyin kendisini ve ilişkilerini daha iyi anlamasına katkı sağlayabilir.

Ancak farkındalık ile etiketleme arasında önemli bir fark vardır.

Farkındalık;

  • Merak eder,

  • Anlamaya çalışır,

  • Soru sorar,

  • Karmaşıklığı kabul eder.

Etiketleme ise;

  • Kesin konuşur,

  • Hızlı karar verir,

  • Karmaşıklığı azaltır,

  • İnsanları tek bir özelliğe indirger.

Bu nedenle psikolojik kavramların amacı insanları sınıflandırmak değil, insan davranışlarını daha iyi anlamaya yardımcı olmaktır.

Acıyı Adlandırmak Her Zaman Onu Anlamak Anlamına Gelmez

Kemal Sayar'ın dikkat çektiği en önemli noktalardan biri de budur.

Bazen yaşanan deneyime hızlı bir isim vermek, o deneyimin üzerinde düşünmenin yerini alabilir.

Bir kavram bulmak rahatlatıcı olabilir.

Ancak gerçek değişim çoğu zaman;

  • Duygularla temas etmek,

  • İlişki örüntülerini fark etmek,

  • Kendi sorumluluğunu görebilmek,

  • Yaşanan deneyimi anlamlandırabilmek

ile mümkün olur.

Psikolojik Kavramları Kullanırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Psikolojik kavramlar insanları anlamak için güçlü araçlardır. Ancak bu araçların amacı yargılamak ya da etiketlemek değildir.

Kullanılan her kavram için şu sorular sorulabilir:

  • Bu kavram ilişkiyi anlamama yardımcı oluyor mu?

  • Karşımdaki kişiyi daha iyi anlamamı sağlıyor mu?

  • Kendimle ilgili farkındalığımı artırıyor mu?

  • Yoksa yalnızca bir etikete mi dönüştü?

Bu sorular, psikoloji dilinin daha işlevsel kullanılmasına katkı sağlayabilir.

Psikolojik kavramların gündelik hayatta daha fazla kullanılması ruh sağlığı farkındalığı açısından önemli bir gelişmedir. Ancak her davranışı bir tanı kategorisiyle açıklamaya çalışmak, insan ilişkilerinin karmaşıklığını gözden kaçırmamıza neden olabilir.

Psikoloji dili; anlamayı, merakı ve farkındalığı artırdığı ölçüde değerlidir.

Aksi halde insanlar hakkında daha fazla şey söylememizi sağlarken, birbirimizi daha az anlamamıza yol açabilir.